Ağlatacak Sözler

Ağlatacak Sözler Kısa, Ağlatacak Sözler Facebook, Ağlatacak Sözler Uzun, Ağlatacak Sözler Sevgiliye, Ağlatacak Sözler 2018, Ağlatacak Sözler Damar, Duygu Dolu Ağlatacak Sözler

 

 

 

 

 

 

Pişman değilim! Sadece dön bak arkana; ne için, nelerden vazgeçtin? Neler dururken, sen neyi seçtin.

Kalbime saray inşa etmeye çalışman çok güzel bir davranış. Ama keşke temeli atıp, derince kazdıktan sonra bırakıp gitmeseydin.

Uykusuz gecelerimde gözyaşlarımla yazdım adını kalbime güneşsiz günlerimde kanımla suladım resimlerimizi yeniden gelirsin diye!

Başkasını sevmen, bana acı verir mi sandın? Sen beni de sevmemiştin ki zaten. Çocuktum işte, öyle inanmıştım ki döneceğine.

Gül şimdi ağlayan gözlerime bakarak gül! Yarınların için gül çektiğim acılar için gül sen hep gül beni düşünme gülüm.

Bir sonraki sessizliğim senin için güzelim zamansız gelen ayrılıklar kalbimi yaralar ağlayan gözlerim elbet bir gün aşk acısı için değil hayat acısı için ağlar.

Bin defa yalan olsan da inanırdım hep sana. Sen beni kandırmadın, ben sana inanmayı seçtim. Hepsi bu.

Mızıkçılık yapmadan, oyununun kuralına uyup, yalanlarına inanıyormuş gibi yaptım. Devam etmiştim beni sevdiğine inanmaya.

Geçirdiğimiz günlerde güldüğümüz yerlerde şimdi hazan rüzgârları esiyor gidiyorum rüzgârın estiği yere.

Bir gün ölürsem haberim sana gelirse mezarımın başına sakın gelme sadece elini kalbine koy ve özür dile belki o zaman mutlu olurum.

Birisini unutmak zorundaysanız bunu sindire sindire yapın. Çünkü zamansız öldürdükleri yürekte amansız dirilir.

Eyvallah ne güzel bir sözdür. Bazen kabulleniş, bazen boş veriş, bazen yol veriş; ama sonunda hep bir rahata eriş.

Çok sahiplenmeden seveceksin mesela. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi.

Bu kentin en tenha yeri kalbimdir şimdi.

Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim. Ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. Ve ne zaman seni düşünsem, kalbimin trafiği aksıyor.

Ağlıyorsa gözlerim kurumuş aşkımızın yeşermesi içindir bebeğim sen anlamazsın ben anlatıyorum gözyaşlarıma seni.

Yağmur dökülüyor şehrime. Bardaktan boşalırcasına. Bu son diyorum bu son! Her defasında bitirdiğim yerden başlıyorum yine sana aşka.

Her şeyin kıymetini bilirim ben. Bana ışığın kıymetini göstermen için dünyamı karartmana gerek yok.

Yalnızlığımda çoğalıp, kalabalıkta eksiliyorum. Ve öylesine kalabalık ki yalnızlığım; ne yana dönsem sana çarpıyorum.

Eğer bir insanı gerçekten unutmak istiyorsan onunla yaşadıklarını değil, onun sana yaşattıklarını hatırla.

Sen yine de bana, nasılsın? Diye sorma. İyiyim desem yalan olur; kötüyüm desem inancıma dokunur. En güzeli, şükre vurayım.

Biz de unutmuş gibi yaparız. Hiç kırılmamış, hiç ağlamamış gibi.

Ne garip bir dünya bu. Aklımdasın diyen balıklar, ömrümsün diyen kelebekler gördüm.

Kimseyi kırmayayım diyorum, bir de bakıyorum kendim paramparçayım.

Arada bir yokluyorsun sol yanımı. Öyle bir seni seviyorum dedin ki inan olsun kalbime indin.

Ağlamaktan korkma! Istırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir.

Bazen sadece seninle konuşsun istersin. Ama o herkesle konuşur, sana susar.

Gelecekten de pek umutlu değilim artık. Adı gelecek olsa ne olur, seninle gelmedikten sonra.

Kimine git dersin değerli olursun, kimini canından çok seversin gereksiz olursun.

Kolumuzu ısırarak saatler yapardık küçükken, sanki zamanın canımızı acıtacağını anlarmış gibi.

Canı yanan sabretsin, canı yakan, canının yanacağı günü beklesin!

Acılarıma sabır ve zaman sürdüm şimdi geçmelerini bekliyorum. İmkânsızı beklemek gibi.

Gel de birbirimizin kadrini bilelim. Çünkü ansızın ayrılacağız birbirimizden.

Bazen insan ‘Seni seviyorum’ diyemez. Sadece ‘Sana da iyi geceler’ demekle yetinir.

Ağlamak gözlerdeki yaşı boşaltır, acın ise hep taze kalır.

Bakmayın öyle tabii ki de ağlamıyorum, giden sevgilinin ardından su döküyorum.

Nedense git dediklerine hep değerli olursun. Kimine de canından can katar, değersiz olursun.

Ne güzel demiş şair “Şimdi ben mutluluğa müebbet yesem, kesin yarın af çıkar.”

Uzaklaşmak iyidir. Birinden, bir şeyden. Uzaklaşmak bazen, yakınlaşmaktan da iyi gelir.

Boğazıma takıldı sevdan. Üç kere sırtıma vur helal de, alışık değilim harama ondan olacak herhalde.

“Zamana bırakalım her şeyi” dedi. Ya beni kime bırakacaksın, dedim sustu. Bir daha öldüm.

Dünyaları sığdırırdım yüreğime. Derdin bana bir zamanlar. Dünyaları sığdırırken yüreğine, beni sığdıramadın mı?

Adın ki en güzel kelimedir dağarcığımda ne zaman ansam; kelimelerim kendini asar darağacında.

Ağlamak, ruhun kanama şeklidir. Sargısı yok, çaresi yok. Sebebi var!

Ne olurdu zamanla geçecek değil de zamanla gelecek deselerdi.

Keşke yanımda olsaydın demiyorum, biliyorum ki; isteseydin olurdun.

Yüreğim hep gururuyla övündü. Burada gidene dur denilmiyor!

Bırak hayatım bana kalsın al anılar sende kalsın ver sevgimi belki o zaman anlarsın!

Senin de sevdiğini sanmıştım. Ya da öyle olmasını istediğim için, kendimi buna inandırmıştım.

Ömrümün her gününde, asırlık elem saklı. Adın kalbime mühür artık, dilde yasaklı!

Eskiden karanlıklardan ve yağmurlardan korkardım şimdi ise yağmurlar gözyaşım oldu, karanlıklar ise sırdaşım oldu.

Güzel olsan da kalmaz bu dünya, mecnun olsan da güvenmem artık sana, artık herkes kendi yoluna ben seçtim yolumu sana elveda!

Üç yanlışım oldu. Tanıdım, güvendim, inandım! Bir doğrum oldu. Sevdim ama üç yanlış, bir doğruyu sildi.

Ne garip bir hayatım ve yalnızlığım oldu. Depozitolu bir yalnızlıktı benimkisi. Kim alsa geri getirdi.

Konuya benzer diğer yazılar...