Yılmaz Güney Sözleri

Yılmaz Güney Sözleri

Pek güzel Sözler Yılmaz Güney Sözleri

sevgili ziyaretcilerimiz pekguzelsozler.net yılmaz güney sözleri sayfamızda bulunuyorsunuz yılmaz güney sözleri aşagıdakilerdir.

Yılmaz Güney Sözleri Kısa, Yılmaz Güney Sözleri Aşk, Yılmaz Güney Sözleri Vatan, Yılmaz Güney Sözleri Anlamlı, Yılmaz Güney Sözleri Facebook, Yılmaz Güney Sözleri İnstagram

Bir köpeğin dostluğu bir dostun köpekliğinden iyidir.

Zulme dayalı tüm saltanatlar yıkılacaktır! Sen babanın oğluysan bende Allah’ın kuluyum.

Hadi takas edelim bir şeylerimizi. Mesela gülüşünden ver ömrümden al.

Hayat bize mutlu olma şansı vermedi sevgili biz kendimizden başka herkesin üzüntüsünü üzüntümüz acısını acımız yaptık.

Faşizm hangi ülkede olursa olsun sadece o ülkenin işçisine ve halkına değil tüm dünya işçilerine ve halkına karşıdır.

İnsanı yaşatan içimizdeki hayat böceğidir. O ölürse hayatımızın da tadı biter.

Bir çayın şekersizine bir de insanın şerefsizine alışamadım gitti.

Gülümsüyorum! Çünkü biliyorum ki gülümsemek dostlarıma karşı sunduğum en iyi ikram düşmanlarıma karşı en asil darbedir.

Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili.

Daha önce acı çekmiş biriyle birlikte olun! Çünkü onlar mutluluğun değerini iyi bilirler.

Geride kalan tek şey yüreğim. Sahip bile çıkamıyorum artık ona! Baksana almış başını gitmiş sana.

Hayatın iyi uslu bir seyircisi olmaktansa hayatın içinde başarısız bir adam olmak bin kere daha iyidir. İyi bir boks seyircisi olmaktansa kötü bir boksör olmayı göze almak daha iyidir.

Ben bir kavga adamıyım. Sinemam da bir kavganın halkımın kurtuluş kavgasının sinemasıdır.

Bizim parasızlıktan kesemediğimiz sakalımız serseriye moda olmuş.

Babam dünyanın en güçlü adamıydı. Bir ekmeği hepimize bölebiliyordu.

Teller büyük evleri korurmuş köpeklerde büyük adamları.

Dostluğu ve sevgiyi yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim onlarla birlikte büyüsün bütün dünyayı sarsın diye.

Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığımız bir insanın gözyaşı bile içimizi parçaladı. Kedilere ağladık kuşların yasını tuttuk.

Bu duvarlar yetmiyor bizi ayırmaya bilesin. Bu parmaklıklar bu demir kapılar bu hava inan.

En zor en imkânsız zamanda dahi başarıya gitmenin tek yolu çalışmaktır.

Kızdığım zaman değil sustuğum zaman bitmiştir.

Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm hep yandım.

Baylar korkunuzu telaşınızı anlıyoruz. Bugün otlandığınız toprakları fabrikaları madenleri korumak için her türlü vahşete hazırsınız. Ama bilmelisiniz ki korkunun ecele faydası yoktur ve hiçbir vahşet bizi haklı davamızdan caydıramayacaktır.

Sen hiç ölümün gölgesinde özgürlüğü yaşadın mı? Bir garibanın elinden tutup da hiç kadere rest çektin mi?

İdam sehpasında bir mahkûm yaşamayı ne kadar çok istiyorsa ben de seni o kadar çok seviyorum.

Sorunun esası şudur ya devrim yolunu seçeceğiz ya da bu düzenin baskılarına haksızlıklarına boğun eğerek şu ya da bu biçimde teslim olarak yaşamayı seçeceğiz. Bu çeşit bir seçiş yok olmanın bir biçimidir.

Bazen bir yumrukta yıkacak kadar güçlü bazen bir serçe kadar güçsüzsem bir nedeni vardır.

Kimin gerçeği olursan ol artık benim hayalim bile değilsin.

Ben kimsenin canını yakmadım onlar benim ateş olduğumu bile bile geldiler.

Benim acıya verecek bir şeyim kalmadı. Mutluluktan alacaklıyım.

Biz hep gurbet türküleri söylemek istemiyoruz. Dağlarımız ovalarımız ırmaklarımız bizi bekliyor. Bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmeyi tercih ederim.

İnsanları taş duvarlar demir parmaklıklar arasında terbiye etmeyi onların düşüncelerini önlemeyi düşünen anlayış yıkılacaktır.

Sevgili yetmiyor sevgili sözü tek başına. Karşılamıyor içimi dolduran duyguyu. Oysa ben sevgili derken neler düşünüyorum bilsen.

Biz de bilirdik sevgiliye karanfil almasını lâkin aç idik yedik karanfil parasını.

Arkadaşlar! Dışarı da bir şeyler oluyor farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın uyandırın. Herkese söyleyin yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?

Hayatı kendim için yaşamıyorum! Ve korkmuyorum hiçbir şeyden. Başıma gelecekleri de biliyorum. Her şeye rağmen düşmana inat yaşayacağız. Yarın bizim çünkü.

Eğer bir toplumda devrim ve toplumsal değişim için koşullar olgunlaşmışsa ama bu toplumsal değişimi gerçekleştirecek bir güç yoksa o toplum için için çürümeye başlar.

İçimi yalayıp geçen hüzün geride mutlu düşler bırakıyor sevgili.

Pardösüsü olanlar kışı özlerdi. Ekmeği olanlar akşamı uykusu olanlar geceyi beklerdi. Ölüm beni çağırıyor.

Güzellik bir bütünün sonucudur. Bunun için kolay görülmez kolay varılmaz kolay anlaşılmaz.

Paranla şeref kazanma şerefinle para kazan ki paran bittiğinde şerefin de bitmesin.

Sen elin cilalı mermer taşlarında kibar beylerle dans ederken ben her gün Azrail’le dans ediyordum!

Unutmak zaman ister demiştim yanılmışım. Zaman değil yürek istiyormuş. O da sende kaldı.

Asıl hapishane insanın kafasında yarattığı hapishanedir. Hayatı sınırlayan hapishane odur ki ilk fırsatta yıkılmalıdır. Dünyayı daha iyi kavrayabilmek için.

Adam olmak bir grubu dahil olmak değil bir duruşa sahip olmaktır.

Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık. Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular toparlanamadık.

Ben en azından katilimi tanıyorum. Fakat sen bir gün sevilmediğin bir yürekte kim vurdu ya gideceksin.

Damla damla sevgili. Bir gün akıp gideceğiz hayata. Duvarlar yıkılacak açılacak bütün kapılar bilesin. Benim yüreğim sensin şimdi seni vurur durur. Ve yine damla damla çoğalıyorsun içimde.

Ülkemden ayrılışım özgür olmak yaşamak istediğimden ötürü değil özgürlük ve demokrasi kavgasına daha etkin ve aktif bir biçimde katılabilmek içindir.

Bazıları çok fakir… Düşünsenize sadece paraları var.

Konuya benzer diğer yazılar...